Blog yazmak ile iligil bi moda felan takip ediyor değilim. Eğer ediyor olsaydım, yani bu bloğu millete zevk olsun diye yazıyor olsaydım, büyük ihtimalle sonu hüsran olurdu. Zira kuzenimin de sürekli belirttiği gibi insanların kendi kendilerine yeterince derdi var, bi de benimkileri ne yapsınlar di mi? Demek istediğim hayatımda olup bitenleri yazıyorum ve (ya hayatımda sürekli can sıkıcı olaylar oluyor ya da ben bardağın dolu tarafından bakmak konusunda çok başarısızım) bloğum, genelde sıkıcı şeyler yazdığım için o karizmatik ve eğlendirici bloglardan biri değil.
Peki ya ben bunun böyle olmasını istiyorsam? Peki ya ben derdimi en rahat buralara dökebiliyorsam? Beni dinleyecek ve anlayacak insanlar olmadığından değil ama onlardan bunu istemeye yüzüm yoksa? Aslında niyetim olmamasına rağmen sevdiğim insanları hep dırdırlarımla boğduysam ve artık onlardan ağlayacak bi omuz istemeye utanıyorsam? Yakın arkadaşlarımdan bunu duyanlar kızarlardı sanıyorum. Ya da umuyorum, hem de çok...
Bi insanın kendini kandırması ne kadar uzun sürebilir? Ya da ne kadar inandırıcı olabilir? O kadar inandırıcı ki insan kendisi bile olup bitenin gerçek mi uydurmaca mı olduğunu ayırt edemez. Evet bu kadar inandırıcı olabilir. Ben bu tabloyu görüyorum şimdi. En azından şu anda hissettiklerim bunlar. Sinirlerim bozulduğu için böyle hissediyorum diye kendimi inandırmak isterim. Ama bu kendini kandırma meselesinin her asap bozukluğunda su yüzüne çıkması artık sinir bozucu bi hal aldı. Ve depresif hallerin yan etkisi gibi görünmüyor gözüme bu nedenle...
Hayatım ve gidişatı konusunda, ne istediğim konusunda bunca yıldır kendimi kandırmış olabilir miyim gerçekten? Bunu farkettiğim zaman kartlardan kulemin başıma yıkılacağını farketmemiş olabilir miyim gerçekten? İnsan kendi kendine böyle bişeyi yapar mı? Yaparsa neden yapar? Oyunculukta bu kadar iyi olduğumu farkettikten sonra gitme şansını kaçırdığım okullar içine konservatuarı da mı katsam acaba?
Nasıl hissettiğimi tarif için aklıma gelen ilk kelimelerden birinin "crab" olması sevindirici mi bilmiyorum. Mana açısından pek umut verici değil ama en azından kafam ingilizce düşünmeye alışıyor sanırım..
crab
Gönderen
amor fati
4 Şubat 2009 Çarşamba

2 yorum:
üzme kendini..
keyifle okuyorum, yaz kardeşim ! bgn farkı da kapatmış bulunmaktayım çok şükür ;)
bu yorumu bu kadar geç gördüğüme gerçekten üzüldüm ama gördüğüme de GERÇEKTEN çok sevindim =)
teşekkürler...
Yorum Gönder