rüyaaalar gerçek olsaaa...

başlığı şarkının tınısına uygun okumanızı tavsiye ettikten sonra yazıma geçeyim efenim.

biraz sonra yazcaklarımı hiçbir yerde duymadınız, okumadınız, görmediniz...zira size bir rüyamı anlatacağım efenim. böyle savaş ay-sadettin teksoy karışımı bi girizgahtan sonra daha mistik bişeyler beklerdiniz heralde ama elde bu var şimdilik, affedin =)

burada okuyacaklarınız, tezini bir an önce bitirip vermek istemekle kafayı bozmuş, teslim tarihinden sonraki gün sinemada Harry Potter'ın son filmini görmeyi planlayan bi bilinç altının ürünüdür.

efenim rüyamda oda arkadaşımla birlikte okuldayız. bu tuhaf çünkü normalde aynı fakültede değiliz ve de rüyamdaki okul Hogwarts'ın kötü bi kopyası gibi. sağ tarafta bi koridor var, hocaların odaları var orda, hocalar koridorda dikiliyorlar, hepsinde de siyah cüppeler var. bu kısmın da mezuniyet gününde bize diploma verecek olan, benim gayet tırstığım, bölüm başkanımızın cübbeli halini düşünmenin yol açtığını düşünüyorum.
sol taraftaki merdivenler de kütüphaneye gidiyor. oraya gidiyoruz oda arkadaşımla çünkü ben ordaki bilgisayarda bişey kaydetmeyi unutmuşum kapatmadan önce. bu kısım da tezi yazıp yazıp teknik bi aksaklık yüzünden poff diye kaybediverme paranoyasının ürünü kesin! (Allah korusun!!)
neyse kütüphaneye gidiyoruz, birinci sınıflar orda, geziye gelmişler. bilgisayar bi dolabın içinde, bi açıyorum ki böyle kilise orgu gibi bişey, dev yerâsâ! iki tane birinci sınıf geliyor yanımıza naptığımızı merak edip, ben de diyorum ki -İngilizce olarak!!!- 'This God damn computer is not allowed to use for under fifth grade!' bi de hollywood klişesi sıkıştırmışım araya ya hale bak! 'bu Allah'ın cezası (!) bilgisayar beşinci sınıftan küçüklerin kullanımına yasak!!'. çocuklar oflayıp puflayarak ufak anahtarlar çıkarıyorlar ceplerinden, küçükler ya asayla büyü yapmalarına izin yokmuş. anahtarlarla kendilerine unutturma büyüsü yapıyorlar. ben de benim oda arkadaşına diyorum ki 'bunlar daha küçük, beceremezler, sen bi unutturma büyüsü yap bunlara' (ben bu rüyayı oda arkadaşıma anlatırken kendisi olacakları tahmin edip 'kesin becerememişimdir' demişti, tuhaf bi ironi tabii), o da beni kırmayıp başlıyor asasını sallamaya, ufaklıklardan kız olan -sapsarı, iki yandan bağlanmış çok şirin saçları vardı- önce titremeye başlıyor, sonra yüzü yemyeşil oluyor ve ördek gibi sesler çıkarmaya başlıyor. erkek olan siyah saçlı da ileri geri titrerken kafasından dumanlar çıkıyordu.

böyle anlatınca acıklı geliyor biraz kulağa ama görüntü çok komikti..

bilinç üstüm hala sağlıklı ama altından şüphe etmeye başladım...