rest in peace my little friend

aşağı yukarı bir haftadır kış burda beyaz yüzünü gösteriyor =) meteorolojistler gibi oldum Allah'ım =)) hergün olmasa da hatırı sayılır bir karyağışı oldu. sanırsam buna en çok sevinenlerden biri de ben oldum. benim çocukluğum Ankara'da geçti. bu; her kış dizinize kadar kar demek. şu hayatta en sevdiğim şeylerden biri de kardır heralde =)) her yer bembeyaz. en azından bi kaç gün önceye kadar öyleydi. bu o güzel günlerden birinde penceremden sokağın görünüşü;

şu anda görüntü biraz kirli. hava ısınmadığı için eriyemeyip kaldırımlarda buz haline dönüşmüş karlar ve arabalarla, tuzlama çalışmaları yüzünden çamurlu buza bulanmış yollar. yukardaki kadar içaçıcı bi manzara değil, o yüzden başka manzara fotoğrafı yok =)

işte bu soğuk günlerde; kamp yaparken ateş başında anlatılacak cinsten ürkünç bir olay geldi başımıza. hayır kamp yapıp ateş yakmak, sonra da etrafında korku hikayeleri anlatmak adetim olduğundan değil, örnek vermek açısından yani..

küçük bi arka bahçemiz var. ufak bi yer ama bize yetiyor. hava almak için güzel bir mekan. geçen akşam yine biraz hava almak için oraya çıktığımızda, kapı önünde attığımız voltaların birinde bir solucanı sakatladığmızı farkettik. yani kötürüm oldu falan dicem ayıp olacak, zaten hayvanda uzuv yok. baya bi kıvranıyordu anlayacağınız. biz de acısına son vermek istedik ama o merhameti yüreğimiz (veya ödlekliğimiz) el vermediği için üstüne basamadık. ayağımla biraz kar attım üstüne. küçük bir kar topağı altında kaldı zavallı. biyoloji bilgilerini lise 1'de bırakan biz zavallı faniler, hayvanın donarak öleceğini ümit ettik. hatta arkadaş kendisine çok da güzel bir mezar hazırladı. etrafına taşlar dizdi, ufaktan bi mezar taşı bile buldu. kendisine huzurlu bir uyku dileyerek içeri girdik =)
ertesi sabah, karlar hafiften erimeye başlamış, yağış falan yoktu. mutfağa indik, ben perdeyi araladım ve.. o da ne!! aşağıdaki dehşetli manzara ile karşılaştım;

bizim küçük arkadaştan iz yok!! kendisine noldu bilmiyorum ama ölmediği kesin. şimdilik tek istediğim onu diri diri gömdüğümüz için bizdan intikam almaması. arkamı kollayarak yaşamak istemiyorum =))

2 yorum:

Sinan Umutlu 28 Aralık 2009 21:26  

1. solucan ölmez, ikiye ayrılır gene yaşar.
2. karda solucanın ölmesini mi beklion Hilal? O zaman 321654327602 senedir kar yağınca tüm sürüngen canlıların nesli tükenmesi gerekirdi :))

kuruntu bunnar kuruntu, hurafe hepsi :))

amor fati 29 Aralık 2009 12:07  

işte ben de tecrübeyle öğrendim bunların hurafe olduğunu =))

hakkaten çok dayanıklı hayvanlarmış tebrik ettim, yani kendisiyle bi daha karşılaşmadık ama karşılaşırsak edicem =D