internette dolaşan animasyon kısa filmler var, genelde kısa boylu tombul insancıkların komik ama düşündürücü hikayelerini konu alıyorlar.
bence çok sevimliler, hatta biraz önce aklıma 'acaba ben de mi yaptırsam bi tane kendim için' diye geldi..
bi kere genelde bütün karakterlerin burnu gereğinden büyük oluyor, beni de öyle çizmelerinde bi sorun yok sanırım. gözlüklerim zaten var; ki bu tamamen temaya uygun. adı kısa film olduğu için kısa olması lazım takdir edersiniz, o yüzden hayatımın bi kısmına odaklanabilirler.
işte ben bu kısmı hayal ettim biraz önce. böyle saçma bi fikir şu anda geldiğine göre aklıma, hayatımın bu evresini ele alabilirler sanırım. burnumu gereğinden büyük, boyumu da gereğinden kısa çizeceklerini farzedersek, koşuşturan bir 'ben' epey komik olurdu. özellikle de bu 'ben' kendini kovalayan canavar kitaplardan kaçıyorsa. sayfalarında sivri dişleri olan kocaman pençeli kitaplar. işte bu da, hayatımın bu dönemini az çok özetlerdi sanırım.
konuşmam gereken bir yer olursa beni Queen Latifah seslendirsin. Ice Age'de çok sevimliydi. onun Türkçe bilmemesini mazeret olarak kabul etmiyorum, benim vasiyet olarak bir kısa film istediğim bir dünyada onun da Türkçe biliyor olması gerekir bence.
hımm vasiyet demişken, ben bunu hemen kağıda dökmesem iyi olur kanımca. biraz durup düşününce ilerde değiştirmek isteyeceğim bişey gibi duruyor çünkü, boşuna noter masrafı, yazık..
*bence animasyonları çok iyi, en çok da başlangıçta zıplayarak gelip pixar'ın i'sini ezen masa lambasını seviyorum. pek bi masum..

0 yorum:
Yorum Gönder