yazı dizisi değil bunlar arkadaşlar, sadece denk geldi =) iki yazı da gezmekle alakalı, o açıdan..
sosyal olucaz diye arkadaşların planladığı geziye dahil olduk, iki gün bi gece; Bristol-Cardiff. böyle söyleyince ne kadar kısa geliyor kulağa. ve de olaysız tabi =))
Londra'dan gelen grupla Bristol'de buluştuk dolambaçlı bi tren yolculuğunun sonunda; bizim biletleri ucuza getiricez diye aktarmanın bini bi paraydı haftasonu, kondüktörlerden daha çok tren gördüm.
gezdik, gördük, beğendik. Bristol'de okuyan ve bizi oraya çağıran arkadaş bile çok beğendi; kendisine biz gezdirdik şehri zira. gördüğü yerlere bizimle beraber "güzelmiş buralar" dedi durdu. bize de espri malzemesi oldu tabi =)
gezi grubu çok eğlenceliydi. arkadaşlar önemli bu durumlarda azizim, gördüğün yerlerin bi kıymeti kalmıyor yoksa.
ertesi gün Cardiff'e geçtik; nadide Wales'ımızın (nerden bizim oluyorsa?) güzide başkenti. orayı da beğendik; biz kolay memnun olan insanlarız bence =)
fotoğraf koymadım çünkü asıl mesele gezmemiz değil, gezerken şaşkınlığımızın tavan yapmasıydı. ben ve ev arkadaşım 50 defa kontrol ettiğimiz biletleri yanlış okuyunca, Cardiff'te trenimizi kaçırmış bi şekilde kalakaldık. iki günün yorgunluğunun üstüne, ordan Londra'ya gidip, ertesi gün de saçma sapan bi saatte otobüsle Manchester'a geri döndük. "leyla" esprilerini savuşturmak mesele değil de, yol yorgunluğu çarptı bizi =))
çok ama çok eğlenceli bi gezi oldu, orası kesin.. ve sanırım bu kısmı bütün yorgunluklara değiyor..
hem sosyal hem de inek olup da, leyla olmadan oluyor mu acaba?

0 yorum:
Yorum Gönder