yaw bu blog dünyası ne acayib bi yer. ne çok insan var sanal ortamda iç dökmek isteyen. biraz önce yine dersten kaçma girişimlerimin bir sonucu olarak kendimi 8. kuşaktan birinini bloğunda buldum. arkadaşlarımdan birininin izlediği bloglardan birinin, izlediği bloglardan birinin, izlediği blog gibi yani :) kendimi de katarak söylüyorum, herkesin kendine göre bi nedeni var elbet. kimi eşe dostu bildirme amaçlı, kimi içini dökme, kimi edebi kabiliyetlerini değerlendirme.. amaç ne olursa olsun, kendi kaleminizden çıkan bir iki cümleye sizin kontrolünüzde olmayan bir şekilde ulaşıldığını düşünmek insana biraz güven veriyor aslında. bazı durumlar istisnadır tabi bkz, 'benim yazılarımı kimse okumuyor yaa, niye yorum yapmıyorsunuz postlarıma yaa, çok mu salakça oldu bu yazı sileyim en iyisi yaa' konulu sendromlar. herkese açık olmayan bloglar var tabi bir de ki, elit kesim arasında iseniz kendinizi özel hissediyorsunuz.
sanırım hepimiz 'söz helyumlu balon gibi yaşasın klavye tıkırdatmak!' akımını takip ediyoruz..
ben derse dönüyorum mecburen... ama sıkıldım ben bu işten yaa! (bu da benim en çok yaşadığım sendrom :))

6 yorum:
benimki edebi blog kategorisine girmiyor kesinlikle :) tamamen avustralyada başlayan maceralarımı yakınlarımın da takip edebilsinler die başlamış olup, Londra'yla devam edip, Çorum'da hala devam eden bir süreç =P hadi Avustralya ve İngiltere'yi anladım da Çorum nedir ya? her şey sıradan burda. ama alışkanlık oldu sanırım. hani dediğin gibi dersten sıkılınca kendimi attığım bi yer...
Ben de buraya geldikten sonra anı olsun yazdıklarım da unutmayayım diye başladım. Herşeyinde sıradan olmasının Çorumla bi alakası yok bence. O bizim hayatlarımızla ilgili. Al bak ben Manchester'dayım ama ders çalışmaktan başka yaptığım en atraksyonlu iş alışverişe gitmek :))) Akademisyen olmaya karar vermek yerine sırtımıza çantayı alıp dünyayı dolaşmaya çıksaydık o zaman görürdük sıradan olmayı :)))
ya valla keşke öyle yapsaydık ya. gençliğimizi çürüttük masa başlarında. fıtık olcaz. bizim fakültede hocaların %90'ı fıtık =P eheh
ben olmus bile olabilirim. omuriligime cok aciyorum :(
bizim hayatımızda monotonluğa hiç yer yok, zeyno hergün yeni bir kelimeyi garip bir şekilde telaffuz ediyor ve biz ilk defa sanki bizimki türetmiş gibi kahkalar gırla fln :p
ben de geri dönüp okumayı seviyorum blogu.. ama tanıdıklarım öğrenip okumaya başlayınca, rahat yazamaz oldum, o ayrı.. n'oldu; niye öyle yazdın; aa bak bak, demek şöyle böyle vs.. :)
oyle hareketlilige can kurban :) masallah ne guzel. buyuyunce kelime de turetir annesi :p
(ben eskileri okumaya basladim mi dalip gidiyorum ya, bi dunya vakit geciyor)
Yorum Gönder