ben İstanbul'u çok bilmem. kendi başıma bir yerden bir yere gitmişliğim falan vardır da, sınırlı sayıda yani. hasılı bilen birinden yardım istiyorum şu anda. Balat nasıl bir yer?
haftasonu Taken 2'ye gittik. ilki kadar güzel değildi bence. ama konu bu değil. büyük kısmı İstanbul'da çekilmiş filmin. İstanbul dediysem Balat'ta işte. etraf 1950'den kalma, polis arabaları Murat 124 falan, öyle şahane bi ortam yani. bir sürü kovalamaca sahnesi var, ekşın filmi ya. çarşıyı birbirine katıyorlar sürekli. ve çarşıdaki insanların hepsi erkek, az sayıdaki kadınların hepsi de çarşaflı! etrafta yerli halktan olup da çarşaflı olmayan kadın yoktu ya. eğer ki Balat böyle Fatih gibi, çarşaflı hanımların sıklıkla görülebileceği bi yerse amenna, ondan soruyorum işte. yok ama değilse, bit yeniğini aramaya çıkıyorum ben!
Gönderen
amor fati
15 Ekim 2012 Pazartesi

4 yorum:
valla eleştirilmiş film tam da bu noktada. yanlış yansıtılmış felan die. benim bildiğim balat biraz varoş bi yer. flickr'da bol bol fotoğraf çekmeye giderlerdi, ordan biliyorum ben de. hani camdan cama çamaşır serilen sokaklar, burnundan sümüğü akmış da dudağının üstünde kurumuş eli yüzü kir pasak içinde bebeler, camdan dışarıyı izleyen ya da kapı eşiğinde oturan teyzeler görebileceğin bi yer. öyle fatih gibi çarşaflı olacağını çok da sanmıyorum ama yine de tam bilmediğimin de altını çizmek istiyorum :)
tam bilemesen bile yeter, beni ortada kalakalmaktan kurtardin :) (bu arada Istanbul'u bildigini bildigim bazi arkadaslarin da blogumu okumadigini anlamis oldum boylece, hih)
yilin en kotu filmi diyenleri bile duydum ben. ben de begenmedim yani. Balat'in tam da tarif ettigin gibi bi yer oldugunu tahmin ediyordum, sumuklu bebeler felan :) adamlar stereotype yapmaya calisiyor besbelli. Turkler surekli nargile icen, fes giyen ucan halilara binen bi millet degil (bkz. Scooby Doo Olimpiyatlari) demeye calisirken biz, adamlar bos durmuyor :))
http://gezginay.blogspot.com/2012/10/balat.html
şimdi ben bu yazını okudum ama kendi adıma bir çıkarım yapamadım, doğma büyüme fatihli biri olarak balat görmemiş olmak garip tabi :) sonra birinin blogunda balat yazısı okuduğumu hatırladım, onu bulana kadar senin yazını nerede-kimde okuduğumu unuttum falan :))
yukarıdaki link sana belki bi izlenim verir ;)
ps: aşırı derecedeki unutkanlığımı mazur görmen ricasıyla ;)
ne mazur gormesi, evde kucuk bir cocuk varken, bu kadar zaman ayirman bile cok iyi bence :)
semtler normal hayatta nasil olursa olsun, onlar filmde istedikleri gibi gosterebilirlerdi tabi ki de. sadece Turkiye hakkinda yanlis bildikleri cok fazla sey var insanlarin ve medya da yataklik ediyor buna. konustugumuz dilin Arapca oldugunu sanan bir suru insanla karsilastim ben mesela. Arapca'ya bi garezim oldugundan degil tabi ki ama bilmiyor iste insanlar mesele o.
bi seminer icin gittigimiz bi universitede beni goren bir adam, Turkiye'de basortulu kizlarin evlerin karanlik odalarindan cikmalarina izin verilmedigini sandigini soylemisti. beni ortumle doktora yaparken gordugune cok sasirmisti.
neyse mevzu nerden nereye geldi :) blogdaki resimler cok guzelmis. baya degisik bir yere benziyor Balat. belki bi gun gormek nasib olur :)
Yorum Gönder