Έλλην *

ödev-sınav modundan sıyrılamamış bir ruh hali ile yine yeniden burdayım. ama içimdeki ses geçen seferki gibi kara kuyuların dibinden umutsuz çığlıklar atmıyor.
bu sefer olaya "yes we can" ile yaklaşıyorum. yaşa sen Obama =) kendisi beni politik olarak zerre kadar ırgalamaz, sadece son zamanlarda taktik aşırması yapıyorum.
sınav beni o kadar korkutmuyorsa aklıma takılan nedir? şudur;
master konum hasebiyle Grekçe a.k.a Eski Yunanca öğreniyorum. aklıma takılan, bunu söylediğim her insanın, gözlerinde okunan, okunmasa bile çoğu zaman bizzat kendileri tarafından dublajı yapılarak seslendirilen bir soruyu gündeme getirmeleri; 'neden'. bunun arkasından gözler patlatılarak bakılan şaşkın bi ifade eşliğinde soru işareti oluyo genelde; onu buraya koymıcam.
ölü diye tabir edilen hali hazırda kullanılmayan bir dili, 'evet' ya da 'hayır' diyemicek kadar gündelik tabirlerden uzak bir içerikle, ufacık bir konuşabilme umudu/gereksinimi beklemeden öğreniyorum.
evet!! ve bundan hiç pişman değilim!!
her akademisyen uzaya uydu göndermek zorunda değildir arkadaşlar, birilerinin de geçmişle ilgilenmesi lazım.
hâsılı artık 'neden' diye sormayın.

vayh be, artık nasıl içime işlediyse bi savumaya geçmişim ki hale bak! =)

* Grekçe'de 'Grekçe' demektir. 'hellen' diye okunur.
tamam kabul, başlığı sırf hava olsun diye latin alfabesiyle yazmadım =)

burada neler oluyor?