geçinip gidiyorum..

kim demiş yapacak bişeyi olmayan insan sıkılır diye, hahaha, 4 buçuk gündür yapacak hiç birşeyim yok ama gayet neşeliyim arkadaş.
sanırsam bu 'bişeysizlik' durumu bulunduğu zaman dilimine göre farklı etkiler içeriyor. haftalardır, aylardır boş boş duran bi insan, sıkıntıdan delirecek duruma gelir heralde ama, uzun süreli bi koşuşturmanın içinden çıkınca bu boşvermişlik terapi gibi geliyor.
hattızatında ben terapimi aldım, zımba gibi olmasa da -mecburen- yeni koşuşturmama hazırım.
yok, yok, sızlanmıcam..

aç parantez
olası imla hatalarım için kusura bakmayın, gözlüğüm gözümde değil ve onu karşıdaki kalorifer peteğinin üzerinden alamıcak kadar tembel hissediyorum şu anda kendimi.
kapa parantez

son zamanlarda içimdeki bu umutsuzca umutlu olma haline bi anlam vermeye çalışıyorum. hayır bu tabi ki de güzel bişey de, ben alışık değilim, mesele o. normalde önümdeki süreci düşünüp hayıflanır, ama ben sorumluluk duygusu kulaklarından fışkıran bi insan olduğum için durumu kabullenir, hayıf hayıf işe koyulurdum. koyulmadan önce de bu şahane(!) ruh halimin yarattığı başka ufak saçmalıklara kafayı takar, geçinip giderdim.
halbuki şimdilerde taşlar daha bi yerli yerinde görünmeye başladı gözüme (şu anda hiç bişey yerli yerinde görünmüyor tabi gözüme, astiğmat alacağın olsun); olacak olan olur neticede (neydi bu; 'key sera sera' mı, ehehe :)), herneyse ne diyorduk, pozitif yaşamanın faydaları...
ya bahar geldi diye gereksiz bi iyimserlik var üstümde ya da bu gurbet olayının faydalarını görmeye başladım :) her ne ise, inşallah uzun soluklu bişeydir, sık aralıklı ruh hali değişiklikleri bünyeye iyi gelmeyebilir. daha önce çok fazla başıma gelmedi ama kimbilir; iyisinden bi sigorta bile voltaj dalgalanmasına gelmiyor di mi?

ben geçinip gidiyorum, çok şükür...

burada neler oluyor?