çok önemsiz gibi görünen anıları hatırlamanız çok garip değil mi? kesinlikle çok güzel bence ama biraz da tuhaf yani..

lisedeki en samimi arkadaşlarımdan birisi, Nigar. evlerine çok giderdim. yemeğe kaldığım günlerden birinde birlikte salata yaparken domatesleri boyuna değil de enine ikiye bölüp de doğrarsam her parçada çekirdek olacağını göstermişti bana. egeliler domates konusunda çok hassastır :) anne tarafım egeli de :) şimdi neredeyse her akşam salata yaparken Nigar gelir aklıma, güzel bi arkadaşı anarım :)

baba tarafım ise karadenizlidir. babannemler Trabzon'dan yıllar önce gelip Bursa'nın bi köyüne yerleşmişler. başka tanıdık ve akrabalarımız da var hatta o tarafta. dedemin çok sistemli bir çöp atma düzeni vardı. kağıt karton nev'i yakılacaklar ayrı, atılacaklar ayrı, hayvanlara verilecekler ayrı, bahçeye gübre olsun diye dökülecekler ayrı toplanırdı. birbirine karıştırıldıklarında çok kızardı dedem. bi seferinde birisi yakılacakların içine biten sinek ilacını atmış, ısınan teneke kutu 'bu sefer de ben yakayım mı dede' diyerek israr eden kardeşimin yüzüne patlamıştı. çok bişey olmamıştı Allah'tan. dedemin de neden bu kadar kızdığı örnekle sabit olmuştu. aklıma sürekli gelen kısım ise şu; babannem tezgahın üstünde bahçeye döküleceklerin olduğu küçük çöp kutusunu deterjanlı suyla silince durulamazdı, 'ilaç karıncaları uzak tutuyor' derdi. evimde karınca olmamasına rağmen kapağını sildiğim kompost çöpünü ben de durulamıyorum bazen. babannemi anıyorum :)

burada neler oluyor?